Serhan Ada ile “Kahve Sohbetleri” bu çarşamba

CT4

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Bilimleri doktora programı kapsamında, geçen dönemden bu yana düzenlenmekte olan Kahve Sohbetleri, yeni döneme, İletişim Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümünden Doç. Dr. Serhan Ada ile başlıyor. 22 Mart Çarşamba günü saat 16.00’da, santralistanbul Kampüsü E4 binasındaki Kale Odasında gerçekleştirilecek etkinlik, ilgilenen herkesin katılımına açık.

“Kahve Sohbetleri” yeni döneme başlıyor

CT 4

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Bilimleri doktora programı kapsamında, geçen dönemden bu yana düzenlenmekte olan Kahve Sohbetleri, bu alanda çalışan bilim insanları arasında fikir alışverişi sağlamayı ve ortak üretimi teşvik etmeyi amaçlıyor. Bahar döneminin açılış etkinliğinde konuşmacı, İletişim Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümünden Doç. Dr. Serhan Ada olacak. Ada, etkinliğin içeriğini şöyle özetliyor:

“2011 yılından  beri TBMM Genel Kurulu gündeminde bekleyen Kültürel İfadelerin Çeşitliliğini Koruma ve Güçlendirme Sözleşmesi (KİFAÇ) 2 Mart’ta kabul edildi. Türkiye’nin 2005 yılından bu yana yürürlükte olan bu önemli uluslararası sözleşmeye (nihayet) taraf olması ne anlama geliyor? Sözleşmenin içeriğinde kültürel ifadelerin çeşitliliği, kültür endüstrileri, sanatçının durumu ve dijitalleşmeyle ilgili neler var? Bu söyleşi, son gelişmeler ışığında sorular sorarak cevaplarını aramaya yönelik.”

15 Mart Çarşamba günü saat 16.00’da, santralistanbul Kampüsü E4 binasındaki Kale Odasında gerçekleştirilecek etkinlik, ilgilenen herkesin katılımına açık.

Serhan Ada’dan çeviri

hodorcurifbilgi Sanat Ve Kültür Yönetimi Bölümü, Sahne Ve Gösteri Sanatları Yönetimi Lisans Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhan Ada‘nın çevirisiyle, Raffaele Gianighian’ın “Hodorçur: Vatanını Arayan Bir Gezginin Seyahati” kitabı Türkçe’ye kazandırıldı:

“Hodorçur, Raffaele Gianighian’ın 1915 Ermeni Soykırımı sırasında yaşadıklarının birinci ağızdan aktarımı. Gianighian, henüz 9 yaşında bir çocukken, ailesinin, sevdiklerinin katledilmesine bizzat şahit olan, iyi kalpli komşularının ve şansının da yardımıyla, ismini, dinini değiştirme pahasına da olsa hayatta kalmayı başarabilmiş, trajediden 60 yıl sonra büyük acıların yaşandığı köyüne geri dönüyor, anılarının peşine düşüyor. Gördükleriyse aslında bu acının, bu kadar zaman sonra bile ne kadar büyük izler bırakabildiğinin kanıtı niteliğinde… 

Gianighian’ın yaşadığı acılar zihninde öyle yer etmiş ki, o günlerden bahsederken hiçbir ismi, yer adını atlamıyor. Hepsini adeta bir tarihçi gözüyle kayda geçiriyor. Katliamdan seneler sonra köyünü gezerken, onu eski haliyle hatırlıyor, aktardığı detaylarla okura bir doğa manzarası çiziyor. Hayatta kalma arzusu, insanlara güvenme isteği, sadece kendisininkilere değil, sevdiklerinin, akrabalarının acılarına da tanık olmuş bir insan için şaşırtıcı ama aynı zamanda ilham verici nitelikte… 

Babama konuşmaya gidiyorum. Derenin etrafından sinirotlarından topluyorum: Yüzümdeki ve alnımdaki yaralara onlardan sürüyorum. Babamın mezarının üzerine uzanıyorum. Güneş yüzümü yakarken kalkıyorum. Karnım aç, olsun, bir hafta bile aç kalmaya alışkınım. Dereye gidiyorum, soyunuyorum, suyun içinde yürüyüp yüzümü yıkıyorum. Dere kıyısından sinirotu yaprakları bulup yaralarıma ilaç yapıyorum. Ceketimi giyiyorum. Tabiatın sabah şarkısını dinliyorum. Babamın o tatlı sesi kulaklarımda çınlıyor: “Sana kötülük yapan insanları unut evlat. İyilik ve sevgi hayattır, insanı sev.”

Sivil Toplum Gözüyle Türkiye Kültür Politikası Raporu

Kültür Politikaları Lisans ve Yüksek Lisans Program Koordinatörü Doç. Dr. Serhan Ada ve Sanat Yönetimi Araştırma görevlileri Ezgi  Arıduru ve Ceylan Uşakierali ve ayrıca Gökçe Sanul editörlüğünde İstanbul Bilgi Üniversitesi  Yayınları’ndan çıkan Sivil Toplum Gözüyle  Türkiye Kültür Politikası Raporu kitabına, Kültür Politikaları ve Yönetimi Araştırma Merkezi (KPY) girişimi önderliğinde Türkiye’nin çok sayıda sivil kültür  aktörleri katkıda bulundu. Kitapta ayrıca  25-26 Mart 2011 tarihlerinde Üniversitemizde KPY tarafından gerçekleştirilen,  Alternatif Kültür Politikaları Raporu taslağının tartışıldığı toplantıya  katılan ulusal ve uluslararası kurumların yöneticilerinin kültür politikası ve bu çalışmaya ilişkin konuşmalarına da  yer veriliyor.

Serhan Ada’nın Editörlüğünü Yaptığı İstanbul’un Festivalleri Kitabı Yayınlandı

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında Mayıs 2011’de İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından basılan bu kitap, festival olgusunu incelerken, kentin geniş katılımlı kültür ve sanat etkinliklerinin değerlendirmesini yapıyor. Hem İstanbul’un kamusal alanda birarada eğlenme kültürünü hem de sanat etkinliklerinin daha geniş bir kitleye yayılma yönünde gösterdiği çabayı inceleyen eser, bunların şehir ekonomisi açısından önemini de vurguluyor. Serhan Ada’nın derlediği kitap, İstanbul’da özel ve sivil girişimler tarafından düzenlenen festivaller kadar merkezi ve yerel yönetimler eliyle düzenlenen etkinlikleri de ele alarak; okura festivalleri siyasal ve ekonomik bağlamında değerlendirme ve sürdürülebilirliklerini sorgulama fırsatı sunuyor.