Feride Çiçekoğlu’ndan kitap çalışması

10995935_10152764866517339_3301662317111764444_nBİLGİ Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feride Çiçekoğlu‘nun “Şehrin İtirazı: Gezi Direnişi Öncesi İstanbul Filmlerinde İsyan Eşiği” adlı kitap çalışması, 13 Mart günü Metis etiketiyle yayımlanacak:

“İstanbul’un itirazı var: Kamu alanlarının özel çıkara teslim edilmesine, ağacın, suyun ve toprağın yağmalanmasına, birçok dünya şehrinde yapılmış hataların tekrarlandığı sıradan bir kopya haline gelip kişiliğini kaybetmeye, yaşam biçimlerinin gayri insani bir hal almasına ve yaşamın ataerkil değerlerle boğulmasına itirazı var.

Feride Çiçekoğlu Vesikalı Şehir’den yedi yıl sonra bu kez, şehri isyanın eşiğine getiren bu itirazın Gezi Direnişi öncesinde üretilen filmlerdeki izlerini takip ediyor ve bu filmleri daha önceki örneklerle, 68 öncesinin Paris’indeki ve İtalyan Şehirlerindeki imar hareketleriyle ve oradaki değişimin bir kuşak filmlerine yaptığı yansımalarla ilişkilendiriyor: Şehir sıkıntısı, hiçlik, boşluk, değer ve hafıza kaybı, depresyon, değersizlik duygusu ve öfke patlaması.

Gezi Direnişini bugün “kırmızılı” kadın, “dans eden”, “sapan atan” kadın imgeleriyle hatırladığımızı ve hem sayıca hem varoluş tarzlarıyla kadınların yoğun katılımını düşündüğümüzde, bu itirazın asıl olarak erkekler şehrine bir karşı çıkış olduğunu anlıyoruz..”

Feride Çiçekoğlu’nun ‘Vesikalı Şehir’ kitabının ikinci baskısı yayımlandı

277623BİLGİ Sinema Bölümü Öğretim Üyesi, senarist ve sanat yönetmeni Prof. Dr. Feride Çiçekoğlu‘nun ‘Vesikalı Şehir’ adlı kitabının ikinci baskısı Metis Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı:

“Birçok filmde şehir düşlerin, hayallerin, arzuların mekânı olarak resmedilir – şehir fırsatlarla doludur, ulaşılmak istenendir, ama aynı zamanda hayal kırıklıklarının, reddedilmenin, aldatılmanın, kaypaklığın, güvenilmez, tehditkâr ilişkilerin de mekânıdır.Vesikalı Şehir, sinema ile şehir arasındaki bu ikircikli ilişki hakkında: Sinemada şehir nasıl temsil ediliyor? İstanbul, “taşı toprağı altın” iken, nasıl oluyor da “orospu İstanbul” haline geliyor? Sinemadaki şehir imgeleri, şehrin kolektif bilinçaltı hakkında bize ne söyleyebilir?

Feride Çiçekoğlu, kült bir İstanbul filmi olan Vesikalı Yarim’in verdiği esinle yazdığı kitabında, şehrin suretleri ile, “kadın”ın ikiye bölünmüş kimliği arasındaki çakışmanın filmden filme nasıl sıklıkla tekrarlandığına dikkat çekiyor. Kadının ev içinde anne, eş ve şefkat hatırlatan kimliği ile sokaklarda dolaşan kadının fahişeliği, baştan çıkarıcılığı, hazzı hatırlatan kimliği arasındaki bölünme, İstanbul’un sinemadaki imgesini ele veriyor. Üstelik bu İstanbul’a özgü değil. Dünya sinemasının birçok klasiğinde, erkeğin gözünde ikiye bölünüp fetiş haline gelmiş kadın cinselliğinin şehre yansıtıldığını görebiliyoruz.

Vesikalı Şehir, bir kadının yaşadığı şehrin sokaklarında göğsünü gere gere, güven içinde yürüyebilmesiyle ilgili. Erkeğin şehre de yansıttığı çarpık kadınlık algısından nasıl kurtulabileceğimizle ilgili. Ya da şöyle sorabiliriz: Erkek, kendi korkularıyla hesaplaşmadıkça, herhangi bir şehrin, muhafazakârlığın boğucu cenderesinden kurtulabilmesi mümkün mü?”

World Film Locations: Istanbul

From Fatih Akin’s Head-On (2004) to Sydney Lumet’s Murder on the Orient Express (1974), World Film Locations: Istanbul offers a compelling look at many films shot on location in this multicultural metropolis. Central to this volume are the film industry’s changing representations of Istanbul. The book, edited by Dr. Özlem Köksal (Istanbul Bilgi University)  includes essays of Feride Çiçekoğlu (Professor of Film and Television), Aslı Tunç (Professor of Media and Communication Systems) and Yeşim Burul Seven (Lecturer of Media and Communication Systems),focusing on diverse subjects related to the city and its representation, exploring Istanbul’s place in the imagination of audiences and filmmakers. Articles include an examination of the significance of Istanbul in the critically acclaimed director Nuri Bilge Ceylan’s cinema, the city’s representation in films made in the West and in Turkey in different periods, as well as articles focusing on key locations, such as the famous train station Haydarpasa and Beyoglu/Pera. With thirty-eight insightful short reviews the book includes illustrative screen-grabs from the films discussed and present day images of each location, offering a compelling picture of this historic and culturally stimulating city and its changing representation in cinema, as well as cinema’s role in shaping our perception of the city.