Esra Ercan Bilgiç’ten yeni bir kitap bölümü: “Kemalist İktidar ve Basın: 1919’dan 1950’ye”

350034bBİLGİ Medya Okulu Öğretim Görevlisi Esra Ercan Bilgiç‘in “Kemalist İktidar ve Basın: 1919’dan 1950’ye” adlı makalesi, Doç. Dr. Esra Arsan ve Savaş Çoban tarafından editörlüğü üstlenilen ve Evrensel Basım tarafından yayımlanan “Medya ve İktidar: Hegemonya, Statüko, Direniş” adlı kitap içerisinde yayımlandı:

“Türkiye’nin modern bir ulus devlet olarak inşası tek parti döneminde gerçekleştirilirken, bu süreçte yeni rejim karşıtı muhalefetin her türlüsüne kuvvetle mukavemet gösterilmiştir. Kurucu Kemalist elit, uyguladığı otoriter politikalar vasıtasıyla ulus devlet projesinin karşısında yer alan ya da alabilecek, mevcut veya potansiyel tüm engellerle baş etmeye gayret etmiştir. Yeni kurulan cumhuriyeti şekillendiren milliyetçilik ve modernleşme problematiklerinin, devlet, toplum ve birey arasındaki ilişkileri belirleyen otoriter politikaları da şekillendirdiği göze çarpar. Tek parti rejiminin dönemin basınıyla olan ilişkilerinde belirleyici olan da bu otoriter politikalardır.

Kemalist tek parti iktidarı her fırsatta basını denetimi altına almaya çabalamış; düşünce çeşitliliğinin gelişebilmesini sağlayacak bir ortamın yeşermesini engellenmiştir. Bu dönemde basın ve iktidar ilişkilerinin temel belirleyicisi kuşkusuz bizzat Mustafa Kemal’dir. Mustafa Kemal, çeşitli vesilelerle gazetecilere ‘basın özgürlüğünü suistimal etmemeleri’ ve yeni rejimi desteklemeleri çağrısını yinelemiş, bu çağrıya uyulmadığı takdirde bunun sonuçları olacağı uyarısında bulunmuştur (Parla, 1997: 152-163).

Tek parti rejiminin otoriter tutumu, basının temel işlevi olması beklenen toplumdaki farklı düşünceleri yansıtma prensibine ciddi anlamda sekte vurmuştur. Hükumetin her çeşit muhalefeti önlemedeki kararlılığı, basının muhalif düşüncelere yer verme hususundaki cesaretini her geçen gün daha fazla kırmıştır. Özellikle 1931’e kadar, hükümet ve basın arasındaki ilişkileri belirleyen tutarlı bir siyasi perspektiften çok gündemdeki olaylardır. Bu sebeple, tek parti döneminde basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar belirli olaylar paralelinde, öncelikle kronolojik olarak ele alınıp incelenmelidir. Bu yazıda Kemalist tek parti iktidarının  basınla ilişkisi 1919’dan 1931’e kadar belli olaylar çerçevesinde ele alınıp incelenecek, 1931’den sonra ise çıkarılan basın kanunları çerçevesinde değerlendirilecektir.”

 

 

#direngeziparkı Eylemcilerini Anlamak: “Gencim, Özgürlükçüyüm, Ne İstiyorum?”

945926_10151468088947724_1682071570_nBİLGİ Medya Öğretim Görevlisi Esra Ercan Bilgiç ve Zehra Kafkaslı tarafından hazırlanan “Gencim, Özgürlükçüyüm, Ne İstiyorum?” başlıklı #direngeziparkı Anketi Sonuç Raporu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlandı.

Bilgiç ve Kafkaslı, araştırmalarının altında yatan motivasyonu çalışmalarının “Sunuş” bölümünde şu sözlerle ifade ediyorlar:

“Yaşananların Türkiye tarihinde siyasi ve sosyolojik bakımdan son derece önemli bir dönüm noktası olacağı belliydi, bunu hissedebiliyorduk. Muhtemelen bundan sonra Türkiye’nin sosyal bilimler alanındaki üretimi büyük oranda bu protestolara ve iktidarın verdiği tepkiye yoğunlaşacaktı, bunu da görebiliyorduk. Uzun vadede derinlemesine araştırmaya ve analize ihtiyaç duyulacağı kesindi. Ancak kısa vadede ne olup bittiğini anlamamıza yardımcı olacak verilerin de hızla üretilmesi gerekiyordu.”

Raporun dijital kopyasına İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları internet sitesinden erişilebilir.

Esra Ercan Bilgiç and Bilgimedya’s IP Partners Co-Presented at the ICCMTD

ICCMTD – The International Conference on Communication, Media, Technology and Design was held in Istanbul between 9-11 May 2012. Esra Ercan Bilgiç participated to the conference together with Bilgimedya’s IP partners, with their joint paper titled “From Convergence to Connectivism: Teaching Journalism 2.0”. Raoul Boers from Amsterdam University of Applied Science, Lars Rinsdorf from Stuttgart Media University and Robert W. Vaagan from Oslo and Akershus University College of Applied Science are the other three co-authors of the article. The paper describes the main drivers of change in the news industry, discusses consequences for journalism and teaching, and offers an innovative didactical approach, which combines an interdisciplinary perspective with the concept of connectivism. The consequences of convergence that affect journalism education are inspected under three sub-topics: the changes in the curricula, the changes in the courses syllabi, and the changes in the technological infrastructures of the academic institutions. It is pointed out, that recognizing connections and patterns to develop novel ideas and concepts is the core skill for individuals today. The paper shows, how that approach could be realized in an international 10-day-intensive program. The intensive program that is expected to be funded by the Lifelong Learning Program of the EU will take place in Amsterdam in February 2013. Besides, the joint article is going to be published in the forthcoming October 2012 issue of the OJCMT  – Online Journal of Communication and Media Technologies.