Esra Arsan’ın “Gazeteci Gözüyle Sansür” Araştırması Ses Getirdi

 Esra Arsan’ın “Gazeteci Gözüyle Sansür ve Otosansür” araştırması, Cogito’nun 67. sayısında yayınlanmasının ardından gündemin tartışılan konularından biri haline geldi. 10 Ağustos tarihli Evrensel gazetesi araştırma sonuçlarını “Yüzde 90 korku, yüzde 100 sansür!” diyerek manşetine taşıdı. Hurriyet Daily News haberi “Survey reveals that Turkish journalists recognize media censorship” başlığıyla okuyucularına duyurdu. Bianet araştırmayı “‘Sansür ve Otosansür Yok’ Diyen Yok” şeklinde haberleştirdi.

Esra Arsan, araştırmasının sonuçlarını daha önce 15 Nisan’da Liverpool’da yapılan ‘MECCSA Watching the Media: Censorship, limits and control in creative practice’ sempozyumunda “Killing me softly with his words: Censorship and self-censorship in Turkish news media” başlığıyla sunmuş, araştırma uluslararası akademik camiada da ilgiyle karşılanmıştı.

Araştırmanın tam metnini okumak için tıklayın.

Cogito’nun Son Sayısında Bilgimedya’dan İki Yazı

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın çıkardığı üç aylık düşünce dergisi Cogito’nun Yaz 2011 tarihli 67. sayısı Sivil İtaatsizlik temasıyla yayınlandı. Bu sayıda Esra Arsan’ın “Gazeteci Gözüyle Sansür ve Otosansür” başlıklı araştırması ve Aslı Tunç’un “Kanunsuz Ama Meşru: Sanal Ortamda Sivil İtaatsizlik ve İnternet Korsanlığı” başlıklı makalesi yer alıyor.

Dergi’de yer alan diğer yazıların başlıkları için tıklayın.

Esra Arsan’dan Kitap Bölümü : “Yaygın medyanın ortak ötekisi: Kürtler

Esra Arsan’ın “Yaygın medyanın ortak ötekisi: Kürtler” başlıklı kitap bölümü Haziran 2011’de piyasaya çıkan Kürt Sorunu ve Medya (Aram Yayınları) adlı kitapta yayınlandı. Arsan, geçtiğimiz Ocak ayında Birgün gazetesinde kendisiyle yapılan bir söyleşide bu konudaki görüşlerini  “Benim gazetelerdeki ve televizyon kanallarındaki tartışmalarda dikkatimi çeken noktalar şunlardı. Bir kere gazeteciler özerklik tartışmalarında olgusal gerçeklik peşinde değiller. Her medya kanalı, kendi ideolojik yanlılığı çerçevesinde Kürtlerin taleplerini eksik veya yanlış tercüme ederek kamuya aktarıyor. Bunu yaparken, aktardığı çarpıtılmış gerçekliği yorumlaması için bir takım haber kaynaklarına başvuruyor. Asıl sorunlu nokta da bu.” şeklinde özetlemişti.


Esra Arsan was @ MeCCSA Symposium on Censorship

Esra Arsan presented a paper titled “Killing me softly with his words: Censorship and self-censorship in Turkish news media” at MECCSA Watching the Media: Censorship, limits and control in creative practice symposium. The symposium was held on 15 April at the University of Edge Hill, Liverpool, UK. Here is the abstract of the paper.
Abstract:
Paper title: Killing me softly with his words: The impact of censorship and self-censorship on Turkish journalists
Turkey is a country where democratization process has been repeatedly interrupted by the military interventions in the past 50 years. Because of the weak parliamentary representations followed by the oppressive coup periods, censorship and self-censorship has become an ordinary practice in the news media. Still, although a democratically elected government is in charge in the country, the press censorship is common as a systematic method to silence the alternative views. It is also claimed that self-censorship is quite widespread within the Turkish press. According to Freedom House’s 2010 report, Turkish officials continue to strictly enforce laws and journalists are frequently jailed for discussing the Kurds, the military or political Islam. The government, led by the Justice and Development Party (AKP) is continuing to crack down on unfavorable press coverage. A tax authority controlled by the Finance Ministry fined one of the country’s major media companies, the Dogan Group, 826 million lira (US$537 million) in February 2009 and 3.7 billion lira (US$2.4 billion) in September for purported tax evasion. The Dogan Group has consistently reported on the ruling party’s shortcomings and involvement in an Islamic charity scandal in 2008, and the tax case was widely viewed as politicized.When asked about the censorship and self-censorship in the media, a prominent Turkish journalist Mr. Sedat Ergin says: “Look, you do not get to see corruption stories in the Turkish press as often as you could a while back. This is partly due to the fact that a sizeable portion of the press downplay at that, deliberately ignores stories of this nature, and willingly gives up on its right to criticize, while positioning itself close to the government.” In this paper, I will give a brief background on how and why particular news stories is being censored in Turkey, and I will share the results of a survey which is conducted with the representatives of Turkish journalists.