Erkan Saka, Vehbi Görgülü ve Anıl Sayan’ın yeni çalışması yayımlandı

erkan_saka

BİLGİ İletişim Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümünden Yrd. Doç Dr. Erkan Saka, Yrd. Doç Dr. Vehbi Görgülü ve Arş Gör. Anıl Sayan‘ın editörlüğünü üstlendikleri Dijitalleşen Gazetecilik İçin Yeni İş Modelleri adlı kitap, Taş Mektep Yayın Atölyesi‘nden çıktı. BİLGİ Medya bölümünden Dr. Ivo Ozan Furman‘ın da bir makalesiyle yer aldığı kitabın tanıtım yazısı şöyle:

Yeni Medya Çalışmaları serimizin dördüncü kitabı, medya ekonomisini yakından ilgilendiren bir temaya dayanıyor. Dijitalleşmenin gazeteciliğe etkisi, ülkemizde birçok yönüyle incelendi ancak geleneksel ya da yeni medya tabanlı gazetecilik girişimlerinin ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıyan iş modelleri konusu görece az irdelenmişti. Bu çalışma bir boşluğu doldurma niyetini taşıyor. İş modeli kavramsallaştırmasını olabilecek en geniş çerçevede ele alıyoruz. Geleneksel finansman kalıplarının zayıflamasıyla birlikte yeni iş modelleri arayışları hayatî bir önem kazanırken biz de bu arayışları belgelendirmek ve bu süreçte doğacak beyin fırtınasıyla bu arayışlara katkıda bulunmak istedik. Çalışmamız hem akademik içerikler hem de sektör bazlı vaka incelemelerini içeriyor. Bu sayede konu üzerine yeni düşünmeye başlayanlara da, alanda zaten çalışıyor olanlara da destek olacağına inanıyoruz. Vaka incelemeleri ve söyleşilerin çok daha fazla ve kapsayıcı olmasını istedik. Kitaba yetişmeyen ve gelecekteki çalışmaları içerecek bir web sitesi de kurduk ki (https://medyaekonomisi.com/) içeriğimiz hem yakınsamalı medyanın ruhuna uygun olsun hem de bu alandaki çalışmaları daha da zenginleştirmiş olalım.

Call for Papers: Early years of digital culture in Turkey (1997-2004)

Computer and Globe

Dr. Erkan Saka and Dr. Ivo Furman of Istanbul Bilgi University Faculty of Communication have announced a call for papers to celebrate the 20th year of digital culture in Turkey.

Despite being around for more than five decades, our understanding of the Internet history and digital cultures within non-western contexts is very much in its infancy. This is partly caused by the dominance of North American (and English-speaking) studies of early digital culture. Reading these accounts can be misleading in that one might be led to assume that the origins of digital culture was a primarily North American (and English-speaking) phenomenon.

Instead, we argue that rather than passively appropriating the Internet as a communication technology, local socio-cultural milieus of relatively peripheral countries such as Turkey have played an active role in shaping the potential of Internet and creating their own unique digital cultures. Accordingly, this call looks to answer the pertinent need to account for digital culture within peripheral or non-Western contexts and contribute to the diversification of research in Internet Studies.
We intend the collection to be interdisciplinary in scope, with contributions drawing upon a range of disciplinary perspectives including communication studies, information studies, history, sociology and linguistics. Possible topics can include
Media representations of the Internet
Internet/Digital Art
E-government projects
Cyberactivism
Piracy, Hacking, Modding/Phreaking
Internet Spaces
Case Studies
·  Early Internet celebrities
·  Blogs
·  Iconic sites
·  Internet memes
·  E-Zines
·  Moral Panics
·  Chatroom cultures
·  Gaming subcultures
·  Pioneers and Pioneering cultures
Business histories of the Web
·  Entrepreneurs
·  “Digital Bosphorus”
Software and Hardware cultures
·  Infrastructure of the Internet in Turkey
·  Web governance
·  Computer Mediated Communication
Possible types of contributions may include reports, case-studies, visual archives, interviews. Deadline for contribution abstracts (250 words or so with a title and a short bio) is March 1st, 2017.
Please send your contributions to erkan.saka@bilgi.edu.trivo.furman@bilgi.edu.tr.

Erkan Saka ve Anıl Sayan’dan kitap bölümü

dijital-kitabi-nilufer-timisi-Front-1Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka (BİLGİ PR Öğretim Üyesi) ve Anıl Sayan (BİLGİ PR Araştırma Görevlisi) tarafından kaleme alınan “Büyük Veri Nedir: Olanaklar ve Sınırlar”, Prof. Dr. Nilüfer Timisi‘nin editörlüğünü üstlendiği “Dijital Kavramlar, Olanaklar, Deneyimler” başlıklı kitapta Kalkedon tarafından yayımlandı:

“Dijital iletişim, toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel ve tarihsel bağlamları dikkate alınarak çok çeşitli başlıklar altında incelenebilir. İletişim çalışmalarında (genel olarak sosyal bilimlerde) iletişim aracını merkezine alan bir düşünme, teknolojik determinizme kapılarını açabilmektedir. Günümüz toplumlarında teknolojinin bir tür atmosfer gibi kuşatıcılığı, kapsayıcılığı dikkate alındığında aracın kendisi ve niteliklerinden bağımsız bir düşünme biçimi de neredeyse olanaksızdır. Deterministik bir idealleştirme yapmaksızın, teknolojinin, imkanları aracılığıyla ortaya çıkan sosyal iletişimi anlamak giderek daha da önem kazanmaktadır. Teknoloji, yaşadığımız dönemde iletişimin aracı ve içeriği haline geldikçe teknolojiyi anlamak ile teknoloji karşıtlığı arasına bir mesafe konulması da zorunlu hale gelmektedir. Bu çalışmada sosyal teoride teknoloji üzerine düşünen yazının,toplum ve teknoloji arasındaki ilişkiyi nasıl ele aldığı üzerine durulup, bu ikiliği aşmaya çalışan ağ yaklaşımlarının sosyal bilimlere ve iletişim araştırmalarına ne tür bir açılım sağladığı irdelenecektir.” – basın bülteninden.

Erkan Saka, Anıl Sayan ve Vehbi Görgülü editörlüğünde Yeni Medya Çalışmaları 3

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka ve Araştırma Görevlileri Anıl Sayan ve Vehbi Görgülü editörlüğünde hazırlanan Yeni Medya Çalışmaları serisinin üçüncü kitabı geçtiğimiz günlerde yayınlandı:

“Yeni Medya” diye adlandırdığımız medyalar çok sınırlı bir şekilde algılanıyor. Akademik çevrelerde de sıradan vatandaşlar arasında da durum neredeyse aynı. İnternet denildiğinde akla ilk gelen Facebook ya da Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarının bile aktif kullanıcılar arasında sınırlı bir şekilde kullanıldığına şahit oluyoruz. Türkiye’de aktif internet kullanıcılarının yüksekliğine rağmen yeni medya kullanımında ve perspektiflerindeki sığlığa işaret etmek ve bu yeni mecranın potansiyellerinin çok azının kullanıldığını vurgulamak istiyoruz. Her yeni teknolojiyle beraber yeni bir “teknolojik determinizm” dalgasına maruz kalıyoruz. Bundan kastımız şu; en azından içinden geçtiğimiz kuşaksal geçiş döneminde daha genç kuşaklar her türlü internet aracına sahip olsalar ve aktif internet kullanımı Türkiye’de çok yüksek olsa da bu onların interneti verimli/ üretken bir şekilde kullanacağı ya da internet kaynaklarının geniş bir çerçevede kullanılacağı anlamına gelmiyor. Yeni medya araçları otomatik olarak öğrenilmiyor. Bir öğrenim ve deneyimleme süreci bu yüzden kaçınılmaz oluyor. Her teknolojiyle birlikte insanlığın daha iyi bir noktaya geleceğine, “küresel köy” olunacağına, bir takım eşitsizliklerin ortadan kalkılacağına inanıldı. Her yeni medya ile birlikte insanlık adına güzel gelişmelerin olduğuna şüphe yok. Ancak hiçbir medya kendi başına “özgürleştirici” ya da “baskıcı” sonuçlara yol açmıyor. Sosyal/siyasal aktörlerin elinde iyi ya da kötü sonuçlara yol açabiliyor. Yeni medya Arap baharında etkin bir araç iken Çin’de ve İran’da siyasi iktidarın muhalifleri kontrol altında tuttuğu bir araca dönüşebiliyor. Bu kitabın ekseni; yeni medyanın olumlu ve olumsuz yanları arasında deterministik olmayan bir yerde bulunmak. Kamusal gündemde daha az yer işgal eden – sansür ya da gözetim gibi- medyatik olmayan ama var olan alanlara ağırlık veriyoruz.”

Book chapter by Erkan Saka

Saka_Erkan1Erkan Saka, Ph.D. (BİLGİ PR) authored the chapter “Integrating New Media into Higher Education: A Turkish Case in Transmedia, Convergence and Gamification” for the newly published book, Digital Transformations in Turkey: Current Perspectives in Communication Studies, edited by Banu Akdenizli:

“As the world has become more interconnected we are increasingly aware of the global interdependence of people and cultures. Many draw attention to how human communication and interaction is not only facilitated by the Internet but also how it increases the range and the number of ways in which we are able to connect and interact with others. These changing, shifting cultural, economic and technological realities have led many to question the power of the nation-state and how it is being restructured. Information and communication technologies (ICTs), particularly the Internet have and are transforming and even in some cases destabilizing governance and power. It is of common understanding by now that ICTs play a vital role in the social, political and economic development of every country. As they have become everyday technologies continuously embedded, and routinized in societies where they are mostly used (Lievrouw & Livingstone, 2010), ICTS are also transforming social contexts, communication activities, practices, social arrangements and organizations.

This book’s aim is analyze the genesis, dynamics, and functioning of different communication contexts in relations to digital transformations as they are experienced in Turkey. This volume intends to provide an intellectual, multi-faceted, and balanced discussion and presentation of the role and impact of modern communication technologies within different communication contexts. The expected outcome of this publication is not only to offer a general understanding of how different communication fields are being transformed but also outline and demonstrate the particular case of Turkey, a country with an appetite for development and growth albeit its questionable and notorious track record of freedom of expression and violations in the media.”

More information about the book and contributors can be found here.

Erkan Saka’dan kitap bölümü

10623318_10154587026655125_6895936748969945969_o-1LGİ Halkla İlişkiler Programı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka‘nın “Türkiye’de Yeni Medya Etnografisi Yapmak” adlı makalesi, editörlüğü Ramazan Aras tarafından üstlenilen Sınırları Aşmak: Türkiye’de Sosyo-Kültürel Antropoloji ve Disiplinlerarası Yaklaşımlar adlı kitapta yayımlandı:

“Türkiye’de sosyo-kültürel antropoloji alanında yapılan çalışmalarda son yıllarda büyük bir artış görülmekte. Türkiye’nin farklı sosyal, siyasal ve ekonomik meselelerinin ve sorunlarının antropolojik bir perspektifle hem yerli hem de yabancı araştırmacılar tarafından ele alındığı bu çalışmalar, aynı zamanda sosyo-kültürel antropolojinin Türkiye’de neden gerekli ve yeterli kurumsal gelişimi gösteremediği sorusunu da tekrar gündeme getirmekte. Antropoloji bölümlerinde yaşanan yapısal sorunlar, eksiklikler ve “bölümsüz antropologlar” fenomeni Türkiye’de antropoloji disiplininin içinde bulunduğu krizin farklı boyutlarını göstermekte. Bu çalışma, diğer taraftan, antropoloji ile diğer sosyal, beşeri ve sanat disiplinleri arasındaki teorikve metodolojik paslaşmaların imkânına ve yeni bir diyalog zemini kurma arayışlarına dair önemli bazı tartışmaları gündeme taşımakta.

Türkiye’de antropolojinin tarihsel süreç içerisindeki gelişim seyrine ve özellikle sosyo-kültürel antropolojinin gelişiminin önündeki engellere dair önemli ipuçları veren bu çalışma, antropolojik bilgi ve perspektifin gerekliliğine vurgu yapmakta. Ramazan Aras tarafından yayına hazırlanan bu kitap disiplinlerarası çalışmalar yapmanın önemine vurgu yapmakta ve yeni etnografik araştırmalar için farklı öznelere ve yeni rotalara işaret etmekte.”