Book chapter co-authored by Sayan, Görgülü, Erhart and Aslanbay

yeniyayin

“A Social Influence Perspective on Uses of Online Football Forums: The Case with Turkish Football Fans”, co-authored by Anıl Sayan (Research Asst. at BİLGİ Faculty of Communication), Vehbi Görgülü (Asst. Prof. at BİLGİ Faculty of Communication), Itır Erhart (Assoc. Prof. at BİLGİ Faculty of Communication) and Yonca Aslanbay (Prof. at BİLGİ Faculty of Communication) is published within the book Online Communities as Agents of Change and Social Movements, edited by Steve Gordon (Professor at Babson College, USA). The book is published by IGI Global.

Abstract

This study aims to shed light on Turkish football forum users on the Internet from a social identity and uses and gratifications (U&G) perspective in order to reveal joint intentions among football fans online. The research model of the current study applies a uses and gratifications approach to examine whether fan motivations while using online football forums determine we-intentions among forum members. Social influence processes are also essential in the context of research on online forums, since they determine changes in attitudes and actions produced by the virtual social influence that may occur at different levels. Findings reveal uses and gratifications of football forum participation as maintaining interpersonal interconnectivity, generating entertainment and purposive value along with affective social identity construct determined we-intention among forum users.

Erkan Saka, Vehbi Görgülü ve Anıl Sayan’ın yeni çalışması yayımlandı

erkan_saka

BİLGİ İletişim Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümünden Yrd. Doç Dr. Erkan Saka, Yrd. Doç Dr. Vehbi Görgülü ve Arş Gör. Anıl Sayan‘ın editörlüğünü üstlendikleri Dijitalleşen Gazetecilik İçin Yeni İş Modelleri adlı kitap, Taş Mektep Yayın Atölyesi‘nden çıktı. BİLGİ Medya bölümünden Dr. Ivo Ozan Furman‘ın da bir makalesiyle yer aldığı kitabın tanıtım yazısı şöyle:

Yeni Medya Çalışmaları serimizin dördüncü kitabı, medya ekonomisini yakından ilgilendiren bir temaya dayanıyor. Dijitalleşmenin gazeteciliğe etkisi, ülkemizde birçok yönüyle incelendi ancak geleneksel ya da yeni medya tabanlı gazetecilik girişimlerinin ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıyan iş modelleri konusu görece az irdelenmişti. Bu çalışma bir boşluğu doldurma niyetini taşıyor. İş modeli kavramsallaştırmasını olabilecek en geniş çerçevede ele alıyoruz. Geleneksel finansman kalıplarının zayıflamasıyla birlikte yeni iş modelleri arayışları hayatî bir önem kazanırken biz de bu arayışları belgelendirmek ve bu süreçte doğacak beyin fırtınasıyla bu arayışlara katkıda bulunmak istedik. Çalışmamız hem akademik içerikler hem de sektör bazlı vaka incelemelerini içeriyor. Bu sayede konu üzerine yeni düşünmeye başlayanlara da, alanda zaten çalışıyor olanlara da destek olacağına inanıyoruz. Vaka incelemeleri ve söyleşilerin çok daha fazla ve kapsayıcı olmasını istedik. Kitaba yetişmeyen ve gelecekteki çalışmaları içerecek bir web sitesi de kurduk ki (https://medyaekonomisi.com/) içeriğimiz hem yakınsamalı medyanın ruhuna uygun olsun hem de bu alandaki çalışmaları daha da zenginleştirmiş olalım.

Erkan Saka ve Anıl Sayan’dan kitap bölümü

dijital-kitabi-nilufer-timisi-Front-1Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka (BİLGİ PR Öğretim Üyesi) ve Anıl Sayan (BİLGİ PR Araştırma Görevlisi) tarafından kaleme alınan “Büyük Veri Nedir: Olanaklar ve Sınırlar”, Prof. Dr. Nilüfer Timisi‘nin editörlüğünü üstlendiği “Dijital Kavramlar, Olanaklar, Deneyimler” başlıklı kitapta Kalkedon tarafından yayımlandı:

“Dijital iletişim, toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel ve tarihsel bağlamları dikkate alınarak çok çeşitli başlıklar altında incelenebilir. İletişim çalışmalarında (genel olarak sosyal bilimlerde) iletişim aracını merkezine alan bir düşünme, teknolojik determinizme kapılarını açabilmektedir. Günümüz toplumlarında teknolojinin bir tür atmosfer gibi kuşatıcılığı, kapsayıcılığı dikkate alındığında aracın kendisi ve niteliklerinden bağımsız bir düşünme biçimi de neredeyse olanaksızdır. Deterministik bir idealleştirme yapmaksızın, teknolojinin, imkanları aracılığıyla ortaya çıkan sosyal iletişimi anlamak giderek daha da önem kazanmaktadır. Teknoloji, yaşadığımız dönemde iletişimin aracı ve içeriği haline geldikçe teknolojiyi anlamak ile teknoloji karşıtlığı arasına bir mesafe konulması da zorunlu hale gelmektedir. Bu çalışmada sosyal teoride teknoloji üzerine düşünen yazının,toplum ve teknoloji arasındaki ilişkiyi nasıl ele aldığı üzerine durulup, bu ikiliği aşmaya çalışan ağ yaklaşımlarının sosyal bilimlere ve iletişim araştırmalarına ne tür bir açılım sağladığı irdelenecektir.” – basın bülteninden.

Erkan Saka, Anıl Sayan ve Vehbi Görgülü editörlüğünde Yeni Medya Çalışmaları 3

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka ve Araştırma Görevlileri Anıl Sayan ve Vehbi Görgülü editörlüğünde hazırlanan Yeni Medya Çalışmaları serisinin üçüncü kitabı geçtiğimiz günlerde yayınlandı:

“Yeni Medya” diye adlandırdığımız medyalar çok sınırlı bir şekilde algılanıyor. Akademik çevrelerde de sıradan vatandaşlar arasında da durum neredeyse aynı. İnternet denildiğinde akla ilk gelen Facebook ya da Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarının bile aktif kullanıcılar arasında sınırlı bir şekilde kullanıldığına şahit oluyoruz. Türkiye’de aktif internet kullanıcılarının yüksekliğine rağmen yeni medya kullanımında ve perspektiflerindeki sığlığa işaret etmek ve bu yeni mecranın potansiyellerinin çok azının kullanıldığını vurgulamak istiyoruz. Her yeni teknolojiyle beraber yeni bir “teknolojik determinizm” dalgasına maruz kalıyoruz. Bundan kastımız şu; en azından içinden geçtiğimiz kuşaksal geçiş döneminde daha genç kuşaklar her türlü internet aracına sahip olsalar ve aktif internet kullanımı Türkiye’de çok yüksek olsa da bu onların interneti verimli/ üretken bir şekilde kullanacağı ya da internet kaynaklarının geniş bir çerçevede kullanılacağı anlamına gelmiyor. Yeni medya araçları otomatik olarak öğrenilmiyor. Bir öğrenim ve deneyimleme süreci bu yüzden kaçınılmaz oluyor. Her teknolojiyle birlikte insanlığın daha iyi bir noktaya geleceğine, “küresel köy” olunacağına, bir takım eşitsizliklerin ortadan kalkılacağına inanıldı. Her yeni medya ile birlikte insanlık adına güzel gelişmelerin olduğuna şüphe yok. Ancak hiçbir medya kendi başına “özgürleştirici” ya da “baskıcı” sonuçlara yol açmıyor. Sosyal/siyasal aktörlerin elinde iyi ya da kötü sonuçlara yol açabiliyor. Yeni medya Arap baharında etkin bir araç iken Çin’de ve İran’da siyasi iktidarın muhalifleri kontrol altında tuttuğu bir araca dönüşebiliyor. Bu kitabın ekseni; yeni medyanın olumlu ve olumsuz yanları arasında deterministik olmayan bir yerde bulunmak. Kamusal gündemde daha az yer işgal eden – sansür ya da gözetim gibi- medyatik olmayan ama var olan alanlara ağırlık veriyoruz.”

Erkan Saka, Anıl Sayan & Vehbi Görgülü editörlüğünde Yeni Medya Çalışmaları II

673139Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka, Anıl Sayan & Vehbi Görgülü (BİLGİ İletişim Yönetimi) editörlüğünde Yeni Medya Çalışmaları II e-kitap formatında idefix.com üzerinden satışa sunuldu:

“Bu kitapta sunduğumuz çalışmalara gelince, Gözde Ferimaz Şahan hayatımıza hızla giren SoLoMo (Social Local Mobile) hizmetlere teorik bir perspektif sunuyor, bunu yaparken de bir vaka çalışamasının ampirik sonuçlarını bizimle paylaşıyor. Zeynep Kunt arkadaşımız ise İstanbul merkezli olmakla beraber dijital platformlar üzerinden örgütlenen bir spiritüel hayat topluluğuna etnografik bir bakış sunuyor. İdil Başural’ın nefret söylemlerinin dijital ortamlarda yeniden üretilmesiyle ilgili analizi son zamanlarda gördüğüm en iyi modellerden biri oluyor. Bu konuda birçok çalışma yapılmasına rağmen bir analiz modeli sunanlar azınlıkta kalmaktadır. Bu yüzden bakmaya alanda bakmaya değer bir çalışma olduğuna inanıyorum. Ege Tunca ise Türkiye’de hala birçok çalışma gerektiren oyun tabanlı topluluklara içerden bir bakış sunuyor. Tuğçe Sarıkuzu’unun aynı konuyla ilgili literatür taraması da gözden kaçmamalı. Laura Avadar’ın Twitter ve Gazetecilik mesleğiyle ilgili çalışması da iyi çalışılmış, bize model olanakları sunan bir çalışma. Üzerine çokça konuşulsa da bu alanda model çalışmalara ihiyacımız sürüyor. Şenay Çınar’ın bloglar üzerine çalışması da edebiyat teorisiyle blogların birleştiği ve incelendiği kaynak olabilecek bir makale olarak karşımıza çıkıyor. Son olarak da görece az işlenmiş bir alan olan yaratıcı endüstriler ve sosyal medya ilişkisi üzerine yoğunlaşan Emre Erbirer ve Yrd. Doç. Dr. Gökçe Dervişoğlu Okandan’dan bir çalışmamız var.”